Tarih ve
edebiyatın resmî ideolojiyle dirsek teması, cumhuriyetin kuruluşundan
beri bilinen ve günümüzde azalsa da süregiden bir hakikattir. Şu Çılgın
Türkler başta olmak üzere resmî ideolojiye yakın duran kurgu eserlerin
cumhuriyetin kuruluşundan seksen küsur yıl sonra yazılmaları ise bugün
yaşadığımız siyasal, kültürel ve toplumsal değişimlere karşı bir
direncin, tepkinin göstergesi gibidir.
DİĞER YAZILAR
Sorun Danıştay değil, 60’lı yılların “sol kemalist” (Yön’cü) zihniyeti
Bilginin
bu kadar özgür ve yaygın olduğu bir dünyada, 60’lı yılların “utangaç
sosyalist” / planlamacı mantığıyla hazırlanan, kapalı bir dünyaya ait
Milli Eğitim Temel Kanunu gibi bir kanuna sadece Türkiye’nin değil,
hiçbir ülkenin ihtiyacı yok. [devamı]
Sinema âşığı bir yönetmen: Ahmet Uluçay
Ahmet
Uluçay sinemanın tercümesini yapmıştı bu topraklar için. En temel
kavram olan hareketli görüntü, “gımıldak” demekti ona göre. Ve aslında
bize göre de. Tek uzun metrajıyla büyük bir miras ve sorumluluğu
omuzlarımıza bırakıp gitti. [devamı]
Erdoğan’ın ABD ziyaretinin anlamı
Dış
politikada yaşanan gelişmelerin neticesi olarak Türkiye kendine daha
fazla güvenen, farklı ülkelerle bağımsız ilişkiler kurabilen, tavırları
daha fazla önemsenen bir ülke haline geldi. Başbakan’ın son ABD gezisi
de bu yeni durumun test edildiği bir örnek olarak algılanmalı. [devamı]
Yabancı karşıtlığının reçetesi: Tolerans
Kıta
Avrupası, tarihindeki kanlı etnik ve dinî savaşlara rağmen, bugün hâlâ
ayrıştırıcı milliyetçilik üzerinde ısrar ediyor. İsviçre’deki minare
yasağı bunun en önemli örneklerinden biri. Avrupa’nın bu sorunu
iyileştirilmesi için devletler, uluslararası örgütler, sivil toplum
kuruluşları, düşünce kuruluşları, medya ve eğitim kurumlarına büyük iş
düşüyor. [devamı]
“Oyun”un bir anlamı var
Adı
“oyun” olunca çoluk çocuk işi olarak görülen oyun sektörünün dünyada
yaklaşık 50 milyar dolarlık bir pazarı olduğu tahmin ediliyor. Yani 40
milyar dolarlık Hollywood’dan daha büyük bir ekonomi. Ama bütün bu
büyüklüğüne rağmen sektör ve muhtemel tesirleri, meraklılarının
dışında, yeterince anlaşılamadı. [devamı]